Oğlum Muhammed Çağrı Çelik, Gümüşhane Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı bölümünden bu
yarıyılda mezun oldu. Öyle ki henüz daha diplomasını dahi almadı. Mezuniyetinin ardından, Gümüşhane’nin 6. bölge teşviklerinden yararlanarak bir şirket kurdu. Veri tabanı üzerine çalışan bu şirketle TÜBİTAK ve KOSGEB desteklerine başvurdu.
KOSGEB kapsamında yaptığı proje, Gümüşhane’de
almaya hak kazanan ilk üç proje arasına girdi. Oğlumda hazırladıkları projenin sunumu için KOSGEB’e çağrıldığında birlikte kuruma gittik. Oğlum içeri girdi. Sunumu değerlendiren komitede sayın rektör de yer alıyordu.
Oğlum, sunumunu yaptıktan sonra çıktı. Beraber gazeteye yürürken sunumu sonrası rektör bey ile yaşadığı diyaloğu anlattı.
Oğlum; sunumu bitirdikten sonra espri amaçlı olarak, “Babam Hüseyin Çelik, belki tanırsınız. Gümüşkoza gazetesinin sahibi. İsterseniz bu desteği haber de yaparız” demiş.
Bunun üzerine sayın rektörün, “Belki bu projeye biz hayır vereceğiz. Baban inşallah biz hayır verdikten sonra bizi kirli sayfalarında yazmaz” şeklinde bir ifade kullandığını aktardı.
Oğlum bana dönüp, “Baba, rektör hoca ne demek istedi?” diye sordu.
Ben de kendisine, “Boş ver oğlum, o söz sana değil banaydı” diyerek konuyu kapattım.
Ancak burada sorulması gereken ciddi bir soru var:
21 yaşında, hayatının başında olan bir gence, babası üzerinden böyle bir yaklaşım sergilemek hangi anlayışın ürünüdür? Bir kurumun başındaki kişinin böyle bir ruh hali içinde olması kabul edilebilir mi? İşte biz bu ruh haline karşıyız!
Bu halet-i ruhiye ne akademik ciddiyetle ne de kurumsal sorumlulukla bağdaşır.
Biz gazeteciyiz. Eleştiririz, gerektiğinde sert de eleştiririz. Ama aynı zamanda eleştirdiğimiz kişi ve kurumların açıklamalarına da yer veririz. Çünkü biz karar mercii değiliz; kararı kamuoyu verir.
21 yıllık meslek hayatımızda, eleştiriye
aile bireylerini işin içine katan anlayışlarla çok nadir karşılaştık. Ne yazık ki üniversite rektörünün bu tavrı da bu nadir örneklerden biri olmuştur.
Bu nedenle kamuoyuna aktarma gereği duyduk.
olarak şunu da ifade etmek isterim:
Odak noktası Gümüşhane olmayan bir konuyu yazmak zorunda kaldığımız için okuyucularımızdan özür diliyoruz. Tekrar etmekte fayda var. Bizim her konuda ki hassasiyetimiz “Gümüşhane” ile ilgilidir ve bu hassasiyet her şeyin üzerindedir.
#Gümüşkoza tarafından yapılan haber.
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.
KOSGEB kapsamında yaptığı proje, Gümüşhane’de
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.
Oğlum, sunumunu yaptıktan sonra çıktı. Beraber gazeteye yürürken sunumu sonrası rektör bey ile yaşadığı diyaloğu anlattı.
Oğlum; sunumu bitirdikten sonra espri amaçlı olarak, “Babam Hüseyin Çelik, belki tanırsınız. Gümüşkoza gazetesinin sahibi. İsterseniz bu desteği haber de yaparız” demiş.
Bunun üzerine sayın rektörün, “Belki bu projeye biz hayır vereceğiz. Baban inşallah biz hayır verdikten sonra bizi kirli sayfalarında yazmaz” şeklinde bir ifade kullandığını aktardı.
Oğlum bana dönüp, “Baba, rektör hoca ne demek istedi?” diye sordu.
Ben de kendisine, “Boş ver oğlum, o söz sana değil banaydı” diyerek konuyu kapattım.
Ancak burada sorulması gereken ciddi bir soru var:
21 yaşında, hayatının başında olan bir gence, babası üzerinden böyle bir yaklaşım sergilemek hangi anlayışın ürünüdür? Bir kurumun başındaki kişinin böyle bir ruh hali içinde olması kabul edilebilir mi? İşte biz bu ruh haline karşıyız!
Bu halet-i ruhiye ne akademik ciddiyetle ne de kurumsal sorumlulukla bağdaşır.
Biz gazeteciyiz. Eleştiririz, gerektiğinde sert de eleştiririz. Ama aynı zamanda eleştirdiğimiz kişi ve kurumların açıklamalarına da yer veririz. Çünkü biz karar mercii değiliz; kararı kamuoyu verir.
21 yıllık meslek hayatımızda, eleştiriye
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.
Bu nedenle kamuoyuna aktarma gereği duyduk.
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.
Odak noktası Gümüşhane olmayan bir konuyu yazmak zorunda kaldığımız için okuyucularımızdan özür diliyoruz. Tekrar etmekte fayda var. Bizim her konuda ki hassasiyetimiz “Gümüşhane” ile ilgilidir ve bu hassasiyet her şeyin üzerindedir.
#Gümüşkoza tarafından yapılan haber.